GündemManşetTeknolojiYaşam

Sosyal medya tetikçilerine kötü haber: İddianame kabul edildi

Sosyal medya platformlarında ‘gazetecilik’ adı altında mülteciler üzerinden algı operasyonuna girişenler hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.

İnternette, sosyal medyada kullanılan nefret söylemleriyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma niteliğinde paylaşımlar yapıldığının tespit edilmesi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada toplanan deliller, yapılan siber araştırma sonuçları ve dijital materyal incelemeler sonucu hazırlanan iddianame kabul edildi.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, şüpheliler hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1), halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK m. 217/A) suçlarından başlatılan soruşturma sonrasında Süha Çardaklı, Hüseyin Dicle, Ramin Saeidi, Eray Ertürk, Ahmed Abdelaal, Adem Enes Gezer, Murat Erkek, Batuhan Çolak, Furkan Uludağ, Serkan Kafkas,  Serdar Sönmez, Ümit Yasin Perinçek, Efe Emirhan Konaşoğlu, Ali Derviş Antal, Kutluhan Erol, Kutsal Yusuftaş, Abdullah Aslan, Abdulrazak Çoban, Kemal Muhammet Karaçuka, Mahmud Elosman, Muhammed Elmuhammed, Furkan Güngör, Anıl Berkay Çetin, Adnan Özer Koş, Furkan Özbek, Harun Aytekin, Seval Göçer, Ayşe Toprak, Nilgün Tap ve Hikmet Kemal Köse gibi isimler hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.

Sığınmacı ve göçmen karşıtlığına yönelik soruşturma, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a da uzanmıştı. Tutuklanan Ambargo TV çalışanı İran uyruklu Ramin Saeidi, sosyal medya hesaplarının Özdağ’a ait olduğunu, onun talimatıyla içerik hazırladığını itiraf etmişti. Özdağ hakkında ayrıca “halkı kin ve nefrete teşvik etmek” suçundan soruşturma başlatılmıştı.

DEVLETE HAKARET, YALAN HABERE DEVAM

Ajans Muhbir’in yöneticisi Süha Çardaklı’nın ele konulan dijital materyallerinde dikkat çeken yazışmalar da ortaya çıktı. Söz konusu yazışmalarda devletin kurum ve organlarına galiz hakaretler ettiği tespit edilen Çardaklı’nın sosyal medya sayfaları üzerinden yalan haber yaydığına dair konuşmaları tespit edildi.

CEPHANE TEDARİK ET TALİMATI

Soruştuma dosyasında şüphelilerden Hikmet Kemal Köse’nin konuşmaları da yer almıştı. Hikmet Kemal Köse’nin 15.09.2023 tarihli 20.23 saatli ses dosyasında şu ifadeler yer aldı:

“-Nerde oturuyorsun kardeşim.

-Tamam hali hazırda silahlı mısın?

-Var mi ekipmanın donanımın?

-Ne tedarik ediyorsun?

-Tamam cephanede tedarik et. Eğer eğitimin yoksa teorik eğitimlere burudan başla. Bende Antalya’dayım. Bi bir hafta içinde İstanbul dayım. İstanbul’dan kendime yeni bir tabanca alacağım. Ondan sonra tekrar Antalya ya döneceğim. Geçerken Ankara’ya uğrarım. Sen hızlı trenle İstanbul’a gelirsin alem yaparız.”

“ŞU AN SURİYELİ AVCILIĞI YAPIYORUM”

Hikmet Kemal Köse’nin 15.09.2023 tarihli yazışmaları ise şöyle soruşturma dosyasına yansıdı:

“Afiş asmak duvar boyamaktan başka şu an Suriyeli avcılığı yapıyorum, bu Araplaştırma politikası düzenleyen hükümeti uyarmak çok zor tamda bunun mücadelesini vermek uğruna sana yazdım, aynen öyle, ben silah çözüyorum bolca, tedarik kaynaklarım çok” şeklinde yazışmalardan sonra uzun namlulu, kısa namlulu tüfek görselleri paylaştığı, “harika beraber bu yolda ilerleyelim dostum, şahsım adına da kaybedecek bir şeyim yok, hiç kimsem yok tek başımayım. Ankara yarın olacak silah, tabanca kısaca bakacağım yarın konuşuruz.”

Hikmet Kemal Köse’nin 06.07.2023 tarihinde Telegram uygulaması üzerinden yapıldığı anlaşılan yazışmalarda ise, şu diyalog dikkat çekti:

“-Bu kadar (tabanca görseli) yakında gelir

-Kimseyi öldürme de

-Öldürsem ne olur? Ben kimseyi öldürmem reis”

“DÜRBÜNE BIÇAK’A BİR ŞEY DEMEDİM LAZERE Mİ YASAK DİYON”

Hikmet Kemal Köse’nin 07.07.2023 tarihinde gerçekleştirdiği şu diyalog da soruşturma dosyasına yansıdı:

“-Dürbüne bıçak’a bir şey demedim lazere mi yasak diyon,

-Reis yani nerden aldin?

-Sen yaptın reis ya

-500 TL reis AŞTİ’den aldım

-Lazer mi?

-10 km gidiyor

-İslam olmasın

-Yok, ya budist ya hristiyan

-Reis karıştırmak gibi değil yanlış anlama beni ilgilendirmez sadece terörist olma diye

-İmkanı yok

-İslamdan nefret ediyorum reis

-Çok kötü

-2020de karar verdim”

“SADECE KORKUTMAK LAZIM BIÇAK VAR AMA SİLAH GÜZEL OLURDU”

Hikmet Kemal Köse’nin 05.09.2023 tarihinde yaptığı yazışmalarda işe şu konuşmalar dikkat çekti:

“-Reis şimdi sadece korkutmak lazım bıçak var ama silah güzel olurdu

-Reis no problem

-Eos adamsin sadece silah yaninda olsun

-Reis öldür de öldürelim sıkıntı yok

-Reis bunları hallederiz problem değil savcı adliye bizde problem değil anladıkları dil silah ise no problem ona da hakimiz. Onların yanlarına ben ve kendi dostlarım giderim. Sen asla gelme bizimle telefonla da konuşma artık nasıl ayarlarsın sana kalmış.”

“KIZILAY’DA ARAP KANIYLA DUŞ ALACAZ”

Hikmet Kemal Köse’nin 09.09.2023 tarihinde yaptığı yazışmalarda ise tehditlerle dolu şu satırlar dikkat çekti:

“-Bunlar bu ülkeyi milyonlarca doldurdu iç savaş çıkacak

-Bence bilerekten yaptılar öyle

-İran’ı s*keriz, araplar zaten s*ktiklerim Türk milletini ayağa kaldıracağım merak etme,

-Bok gibi buyuyolar

-Kızılay’da arap kanıyla duş alacaz”

“GÜZEL PROPAGANDA ÇIKARIRIZ”

Şüpheli Efe Emirhan Konaşoğlu ile bir başka kişi arasında geçen konuşmada provokatörlüğün boyutunu gözler önüne serdi. İşte Şüpheli Efe Emirhan Konaşoğlu’nun dijital materyallerine yansıyan konuşmalardan bazıları şu şekilde:

15/09/2023 tarihinde şüpheli ile “La Turqie Kemaliste” sosyal medya kullanıcısı ile yapılan yazışmalarda;

“Şüpheli: buyrun

La Turqie Kemaliste: Suriyeliler düğün yaptı güzel propaganda çıkarırız.”

ŞÜPHELİ FURKAN ÖZBEK’İN “TÜRKİYE İÇ SAVAŞI” BAŞLIKLI İLETİSİ

Furkan Özbek’in ise dijital materyallerine yansıyan konuşmalar şu şekilde:

“08/05/2023 tarihinde Zübeyir HANCIOĞLU ve İbrahim ÖZBEK isimli şahıslarla yapılan yazışmalar:

08/05/2022 tarihli üzerinde yanan ateş Türk bayrağı ve savaş görseli bulunan “Türkiye İç Savaşı” başlıklı iletide; Türkiye İç Savaşı – veya Büyük Vatan Müdafaası 18 Haziran 2023-10 Kasım 2037 tarihleri arasında 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın radikal kararları ve Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetmesiyle birlikte mülteciler kürtler erdoğancılar ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaştır. Savaşa dolaylı yoldan Yunanistan Amerika Rusya Azerbaycan İran ve ypg örgütü de dahil olmuştur. ”