ManşetSiyaset

MHP’li Başkan’dan Altın Portakal tepkisi: “Kanun Hükmü”nün kabul edilmesi bile başlı başına bir skandaldır

MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, “Yıllardır tüm festival yönetmeliklerinde yer alan ve gayet açık ifadelerle belirlenmiş “Terör propagandası içeren, Suçlu ve Suçluyu Öven, Politik yapımların yer alamayacağı” hükümlerini hiçe sayarak festivale kabul edilen “Kanun Hükmü” isimli belgeselin festival seçkisine kabul edilmesi bile başlı başına bir skandaldır.” dedi

MHP’li Başkan’dan Altın Portakal tepkisi: “Kanun Hükmü”nün kabul edilmesi bile başlı başına bir skandaldır

MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan sosyal medya hesabından Antalya Altın Portakal Film Festivali ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

MHP’li Başkan’ın açıklaması şu şekilde;

Sevgili Antalyalı hemşehrilerim.

Son günlerde yaşanan hadiseler hepinizin malumu.

Şehrimizin en önemli kültür öğelerinden ve marka değeri ülkemizi çoktan aşmış, uluslararası statüde olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, yaşanan üzücü tartışmalar sonucu iptal edildi.

Tam 60. yılında beceriksizliğin, vurdumduymazlığın ve art niyetli yönetim anlayışının hakim olduğu güzel festivalimiz, tarihinin en utanç verici günlerini yaşayarak yapılamadı.

Yıllardır tüm festival yönetmeliklerinde yer alan ve gayet açık ifadelerle belirlenmiş “Terör propagandası içeren, Suçlu ve Suçluyu Öven,  Politik yapımların yer alamayacağı” hükümlerini hiçe sayarak festivale kabul edilen “Kanun Hükmü” isimli belgeselin festival seçkisine kabul edilmesi bile başlı başına bir skandaldır.

Bu belgeselin Yönetmeninin “KHK Bir soykırımdır, devlet soykırım yapıyor” diyebilecek kadar gözü dönmüş bir devlet düşmanı olduğu ve sadece bu tarz yasaklanacak yapımlar yaparak, yasaklandığında çıkarttığı tantanaların pr’ıyla var olmaya çalışan biri olduğu tüm sinema sektörü tarafından çok iyi bilinmektedir.

Haklı sebeplere dayanan bir kural uygulanarak ‘sakıncalı’ yapım festival dışına alınmış ve ardından özellikle Fetöcülerin ve sinema sektörü içerisinde yuvalanmış marjinal yapıların baskılarıyla önce jüri üyeleri, ardından katılımcı filmlerin festivalden çekilmek zorunda kalması kabul edilemez bir durum oluşturmuştur.

Bu yapılan haksızlıkların hepsine tüm Antalyalılar gibi bizler de engel olmaya çalıştıysak da özellikle sektör içindeki isimlerle konuştuğumuzda inanılmaz bir mahalle baskısına maruz bırakıldıklarını üzüntüyle öğrendik.

Festival yönetiminin de gelen mahalle baskısına dayanamayarak bu skandal yapımı tekrar seçkiye kabul ettiğini açıklaması, birbirinden habersiz yöneticilerin başına buyruk hareketlerle bize bir kriz nasıl yönetilemez dersi verdiklerine şahit olduk. Peşinden her şeyden habersiz, kendi atadığı yöneticilerden gol yiyen ve onları suçlayarak festivali iptal etme şuursuzluğuna düşen bir Büyükşehir Belediye Başkanı faciası yaşadık.

Tüm bunları gördüğümüzde iptal edilmesi gerekenin festival değil bu beceriksiz yöneticilik anlayışının olması gerektiğini düşünmekte haklı olduğumuzu anladık. Şehrimiz için böylesine önemli bir festivalin terör örgütlerinin ve bir grup marjinal güruhun baskılarına kurban edilmesi kabul edilemez bir durumdur. Buradan Antalya tarihinin en büyük fiyaskolarına imza atan Sayın Muhittin Böcek’i istifaya davet ediyorum.

Antalya’yı böylesine üzücü ve aciz bir duruma sokmak hakkınız da haddiniz de değil.

Bu şehrin marka değerleri sizin oyuncaklarınız değildir.

Ya onurluca istifa edip artık Antalya’ya zarar vermeyi bırakın ya da 6 ay sonra Antalyalılar size gereğini en demokratik şekilde yerine getirecektir.